Haber

Fahrettin Koca: Operasyon ve müdahalede en çok zorlandığımız il Hatay

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, depremde en çok zorlandıkları ilin Hatay olduğunu, arama kurtarma çalışmalarının sürdüğü çok az sayıda bina kaldığını söyledi. Salgın hastalık riskinin bulunmadığını belirten Koca, cenazelerin kimlik tespiti ve defin işlemleri hakkında da bilgi verdi. Halk TV yazarı İsmail Saymaz’a konuşan Koca, ALO 184 hattının depremzedelere sağlık yardımı için kullanılacağını duyurdu.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın İsmail Saymaz’a yaptığı açıklamalar şöyle:

“Bütün bu soruları şu anda Hatay’da bulunan Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’ya sordum. Koca, Hatay’da arama kurtarma çalışmalarının devam ettiği sadece iki üç bina olduğunu, 51 bin 200 yaralının sarsıntı alanlarının dışına sevk edildiğini, Salgın hastalık riskinin bulunmadığını, Alo 184 hattının sarsıntısı mağdurlarının sağlık hizmeti için seferber olacağını ve yas nedeniyle sakalını kesmediğini söyledi.

Önceki gün meydana gelen depremde İskenderun Devlet ve Mustafa Kemal Üniversitesi hastaneleri hasar gördü. Hatay’da şu an müsait hastane yok mu?

O kadar değil. Şöyle: İskenderun Devlet Hastanesi’nin hasar tespiti yapıldı. Mevcut rapor çıktı. Üçüncü veya dördüncü bir beyin sarsıntısının olması, çalışanlar ve hastalar için panik ortamı yaratıyor. Bu nedenle hasar tespit edilene kadar hastaları dini bir ortama nakletmeyi planladık. İskenderun’daki hastalarımızı izolatörlerin yapıldığı Dörtyol Devlet Hastanesi’ne götürdük.

Üniversitede acil ve ana binayı kullandık. Hafif hasarlı bir binaydı. Hastaları Dörtyol ve Adana’ya sevk ettik. Oranın kullanılabilir raporu da yayınlandı. Hizmetleri birkaç gün içinde kullanıma sunacağız. Her ikisinin de sahra hastanesi olduğu için acil hastalara ilk müdahaleler yapılmaya devam edildi.

Burada bir sorun mu var? Yeni hastaneler kullanılamaz hale geldi, eskileri yıkıldı.

Yeni yıkım yok. Biraz hasarlı, yeni. Hafifçe ne demek istiyoruz; Taşıyıcı sistemde sorun yok ama duvarda çatlaklar var. Bunlar olabilir. Önemli olan, ana taşıyıcıda bir sorun olmamasıdır.

Eskiler mi?

Devlet Hastanesi 40 yıllık bina. Yeni yönetmelikle yapılmayan binalar. Kamu, özel ve vatandaşta bu türden birçok bina var. Mesela Ankara’da Sami Ulus ve Dışkapı hastaneleri var. Yerine 600 yataklı hastaneler planlıyoruz. Eski binalar oldukları için yıkılmaları gerekiyor. Genelleştirilmelidir.

Yaralılardan kaçı hangi illere dağıtıldı?

İl dışına kaç hasta sevk ettiğimizi biliyor musunuz? 51 bin 200’ü geçti. Böyle bir operasyon olamaz. Hatay’dan Adana’ya karayoluyla, İskenderun’dan Mersin’e yüklerle… İskenderun’a sevk ettiğimiz hasta sayısı 7 bine, Adana’ya 6 bine ulaştı. Adana, Mersin, Ankara ve İstanbul şeklinde kurulur. Havayoluyla 2 bin, karayoluyla 48 bin 800’e yakın. 327 hasta deniz yoluyla İskenderun’dan Mersin’e sevk edildi.

Enkazdan kurtulma ya da hala bir ceset olma şansı var mı?

Şu anda ceset olmadığından emin olduğumuzda arama kurtarma faaliyetlerine son verilir. Arama kurtarma çalışmalarının sürdüğü Hatay’da iki üç bina kaldı. Birkaç gün içinde tamamlanacak.

Kayıplardan bahsediyor. ‘Enkazda ya bulunmadı ya da kaldırıldı ama nereye götürüldüğü belli değil’ deniyor.

Hatay’da ikinci günden itibaren cenazeleri mezarlığa götürdük. Orada, Savcılık ve İsimli Tıp uzmanları, frigorifik tırları muhafaza ederek cesetleri üç gün kadar beklettiler ve eğer kimse gelmezse fotoğrafları da dahil olmak üzere arşivlenip numaralandırılarak gömüldü. Kimliği belirlenemeyenler var. 500 küsur… DNA örneği alınıyor. Bu biraz zaman alır. Nereye ve nasıl gömüldüğü biliniyor. Cesedin hangi noktadan geldiği, o bilgiyi işlemeye çalıştık.

Bazı vatandaşlar, ‘Ceset torbası bulamadık, cesedimizi battaniyeye sarıp kendimiz gömdük’ diyor.

İlk gün için söylüyorum, köyüne biraz götürmek zorunda kaldı. Bulabildiği her fırsatı değerlendirdi. Burada 250’ye yakın cenaze arabası görev aldı. Hem dolaştırıldı hem de enkazın incelendiği yerlere yerleştirilmeye çalışıldı. Ceset torbaları açısından önemli bir sorun yaşanmadı. Hatta ceset torbasını kefenleme noktasında beyaz yapalım dedik.

UMKE’de ilk iki gün bir bozukluk olduğundan bahsediliyor.

UMKE ekibi birinci geldi biliyorsunuz. Birçok ilden geldiler. Hatay’daki en büyük sorun hastanelerin olmamasıydı. Enkaz varsa UMKE orada olacak. Bu kez hastane bahçesinde hastalara hizmet verdiler. Bundan kaynaklanan bir düzensizlik varsa bir şey diyemem.

Salgın hastalık riski var mı?

Şu anda değil. Salgın varsa Hatay’da olabilir. Hatay’da hava bir buçuk aya kadar ısınacak. Tedbirleri sıkılaştırıyoruz. Ne yapalım? Bir, sağlam su sağlanması. İki, katı gıda sağlanması. Üçüncüsü, hijyenik tuvaletlerin sağlanması. Çöp de dahil olmak üzere pestisitlerin yaygın uygulaması.

Şimdi 200 noktada çeşmeler oluşturuluyor. İçmek anlamında değil, saflık anlamında. Duş kabinleri yapılıyor. Çöpler yaygın olarak toplanıyor. İlaç yaygın. Kireçlenme dahil… Bu önlemleri ne kadar yoğunlaştırabilirsek salgının önüne o kadar geçeceğiz. Çeşme ve ana kaynakta yaygın klorlama ve mikrobiyolojik analizler yapılmaktadır. Sorun yok.

Portatif tuvaletlere olan ihtiyaç çok fazladır.

Sayı her gün artıyor. Hatay’da halk toplu çadır alanına gelmeyi tercih etmiyor. Çadırını olduğu yerde istiyor. Çok sayıda tek kişilik çadır varsa hijyeni sağlamak kolay olmuyor.

Temiz ve sıcak suya erişimde sorunlar olduğu söyleniyor.

DOĞRU. Bu aşamada şebeke suyunun sadece temizlik için kullanılması gerektiğini söylüyoruz.

İlaca ve doktora erişim açısından herhangi bir sorun var mı?

Çadır ve konteyner kentlerde sağlık hizmeti veriyoruz. Artı, nüfusun üç dört katı köylere kaydı. Her gün 100 araçla oradaki köyleri tarıyoruz. Tarama yaparken ilaç, hijyen seti, dezenfektan, hasta ve çocuk bezi dağıtıyoruz. Ayrıca 75 yaş üstü vatandaşlar, evde bakım alan yaşlılar ve bazı kronik hastaların taramalarının yapıldığı yere gidiyoruz.

Merhaba covid de 184 sınırımız vardı. İnsanların ilaç veya sağlık sorunu olması durumunda o sınırı arayabilmeleri için alt yapı bitti, bugün yarın aktif hale getireceğiz.

Merhaba Sarsıntı Limiti olacak mı?

Deprem Sağlık Hattı gibi bir isim olabilir.

Vatandaş arayacak…

arayacaklar ‘Ben bu haldeyim, ilacıma ulaşamadım’ diyecek. Sağlık hizmeti veren arkadaşların veya gezici araçların muayene edilip ilaç verilmesini sağlamak istiyoruz.

Sizi en çok zorlayan il hangisiydi?

Hatay! Hatay, depremin etkisinin en fazla görüldüğü il oldu. Hatay’ın diğer iller kadar olduğunu söyleyebiliriz. Antakya, Defne ve Kırıkhan’da 700 bin nüfustan bahsediyoruz. Binaların yüzde 63-64’ü ya yıkıldı ya da ağır hasar gördü. Girilecek bina yok. Binaların üçte ikisinin kullanılmaz durumda olması nedeniyle diğer illere göre iki üç kat fazladır. Ancak operasyon ve müdahale zorluğu açısından 10 kat, 15 kat daha fazla olduğu tahmin edilmektedir.

Neden sakalını kesmedin?

(Kes sesini bir süre) Nasıl söyleyeceğimi bilemiyorum. Açıkçası benim hissiyatım şu: Onbinlerce canımızı kaybettik. Şu anda 400’den fazla doktor ve sağlık çalışanının hayatını kaybettiği, bir hastanenin ve sağlık çalışanlarımızın çöktüğü bir afetten bahsediyoruz. Arama kurtarma çalışmaları devam ediyor. Defin süreci bitmedi. Yasımız devam ediyor. Anadolu’da cenaze sahibi definden sonra sakalını keser. Arama kurtarma çalışmaları bitmeden kesmek içimden gelmiyor, kesemedim.

Diğer bakanlarla tek kelime birlik konuşmadınız değil mi? Onu da kesmediler.

Hiç toplum içinde konuşmadık. İki dakikada kesiyorsun. Zaman bulunabilirdi. Arama kurtarma süreçleri bitmeden kesemedim.

Bekleyeceksin, o kadarını anlıyorum.

Umarım biter. Neredeyse bitti. Yakında cenazeler bitecek.

Bir olgunluk öngörüyor musunuz?

Birkaç gün sonra.” (HABER MERKEZİ)

cidehaber.com.tr

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu